Showing posts with label Hareket Sistemi Hastaliklari. Show all posts
Showing posts with label Hareket Sistemi Hastaliklari. Show all posts

Saturday, May 24, 2014

Disk Kaymasi Ameliyat Belagrisi Lumbago

Disk kayması, Disk Kayması Ameliyat

Bel bölgesindeki omurlar arasındaki bir dis­kin yerinden oynamasıdır. Omurlar arası diskin ortasında süngersi, sağlam bir esnek doku bulunur. Bu dokunun görevi omurlara yastıklık yapmaktır. Bu dokuyu yerinde tutan bağ-dokusundan yapılmış kuvvetli bir halka vardır. Bu halka her­hangi bir nedenden ötürü zayıflar ya da yırtılırsa, diskin or­tasındaki süngersi dokudan oluşmuş çekirdek, omur cisminin arkasından dışarıya kayıp, bir ya da birkaç spinal sinir kökü­ne basınç yapar ve şiddetli ağrıya neden olur. Bu tip disk kay­maları genellikle bel bölgesinde görülür.
Belirtileri: Ağrı, hareket güçlüğü, sırt, omuz ve bel ağrıla­rı, kaba etlerde ve kalçalarda ağrılar.

Disk Kayması Tedavisi: Yatak dinlenmesidir. Ağrılar için ilaç verilir. İleri vakalarda ameliyat gerekebilir. Son zamanlarda disk kayma­larında yeni bir yöntem olan Çiropratik tedavi yöntemi uygu­lanmaktadır.

Bel Ağrısı (Lumbago)


Belirli bir neden olmadığı halde bel­de hissedilen çok şiddetli ağrıdır. Hasta belini zorlukla doğrul­tabilir ve her hareketi keskin sancılara neden olur.

Tedavi: En etkin tedavi yöntemi hastanın dinlenmesi şek­lindedir. Ağrı dindirici ilaç ve merhemlerin de yardımı olur. Genellikle hastanın sert bir yerde yatması salık verilebilir. Bel ağrısı çekenlerin ağır işler yapmamaları ve fazla eğilip kalkmamaları hastalığın hızla tedavisinde büyük yardımcıdır.
Devamını Oku »

Hareket ve Kas Sistemi Hakkinda

İnsanlarda Hareket ve Destek Sistemi Hakında, Kas ve Hareket

Kaslarda esneklik ve kasılım özellikleri vardır. iğsi bir kas iki ucundan çekildiği zaman uzar ve bırakıldığı zaman da yavaş yavaş eski şeklini alır. Kasın bu özelliği esneklik olarak adlan­dırılır. Kaslar mekanik, fiziksel kimyasal ve fizyolojik olarak uyartıldıklarında karın bölgesi şişer ve boyları kısalır, sonra gevşeyerek tekrar eski şekillerine dönerler. Buna kasılım özel­liği adı verilir.

Vücudumuzun Hareket Sistemi, Kasların bu şekilde kasılıp gevşemesi, kirişleri aracılığıyla bağlı bulundukları kemiklerin eklem yerlerinden hareket etti­rilmelerini sağlar. İç organların hareketleri de bu kasların ka­sılıp gevşeme özellikleriyle gerçekleşir.

Bir kasa, kısa bir süre herhangi bir uyartı uygulanacak olursa, kas hızla kasılır, sonra eski şekline, yani dinlenme hali­ne geçer. Bu olaya, kasıl sarsılma denir. Kasıl sarsılma olayı­nın üç dönemi vardır. Uyartının uygulanması ile kasın hare­kete geçmesi arasındaki bir anlık hareketsizlik gizli dönemdir.

Gizli dönemi izleyen kasın kasılması olayı, kasılım dönemi olarak tanımlanır. Bundan sonra gevşeme dönemi gelir. Gev­şeme döneminde kas gevşer, yani eski şekline döner. Kasların gördükleri işler çok çeşitlidir. Kaslar, kasın çeşidine göre, açı­cı, kapatıcı, bükücü, kaldırıcı, indirici, döndürücü, içe ya da dı­şa döndürücü olarak çalışırlar. Kasların bir bölümü birbirine karşıt çalışarak hareket sağlarlar. Örneğin, önkolun pazı ke­miğine yaklaşması için iki başlı kas kasılır, buna karşılık üç başlı kas uzar ve gevşer. Önkolun tekrar eski haline gelmesi için de bu kez iki başlı kas gevşer ve üç başlı kas kasılır. Kas­ların karşıt çalışmaları bacağın indirilip kaldırılmasını sağlar.

Kasların hareketleri sinir hücrelerinden gelen uyartılarla gerçekleşir. Eğer kas bir kez uyartılırsa, kasılıp gevşeme hare­ketini yapar. Ama uyartılar kasın gevşemesine olanak sağla­madan arka arkaya gelecek olursa, kas gevşemek için zaman bulamayacağından kasılı olarak kalır. işte, kasın bu şekilde kasılı kalması krampların oluşmasının nedenidir.

Kasların çalışması için gerekli enerjiyi veren özellikle kar­bonhidratlardır. Kas hücrelerine gelen glikoz fazlası, gerekli olduğunda kullanılmak üzere glikojen halinde depo edilir. Glikoz, kas hücrelerinde birçok kimyasal değişime uğrar. Bu değişimler sırasında glikozun yüklü olduğu kimyasal enerjinin bir bölümü iş enerjisine bir bölümü ise ısı enerjisine dönüşür. Kasların fazla çalışması sırasında kaslarda hissedilen kızışma­nın nedeni ısı enerjisidir. Kasların normal çalışmalarında her ne kadar karbonhidratlar kullanılırsa da, kasların aşırı çalış­tığı ya da yeterli karbonhidrat alınmadığı zamanlarda, kaslar­daki yağlar ve proteinler enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Eğer bu maddelerin kullanımı aşırı olursa kaslar zayıflar. Bu nedenden ötürü, kaslarını fazla çalıştıranların karbonhidrat yö­nünden zengin gıda almaları gereklidir.

Kasların, hiç dinlenme olanağı bulmadan aşırı çalıştırıl­ması kas yorgunluğunu doğurur. Kaslar yorulduğu takdirde, önceleri kolayca yaptıkları işleri giderek artan bir güçlükle yapmaya başlarlar. Kas yorgunluğunun nedeni, hücrelerdeki kimyasal işlemlerin sonucunda ortaya çıkan artık maddelerin birikimidir. Yorgunluğa neden olan maddeler arasında, gliko­zun kas hücrelerinde kimyasal değişime uğradığı sırada olu­şan süt asitinin önemli bir yeri vardır.
Burada yayınlananlar alıntıdır Kaynak zehirlenme.blogspot.com
Devamını Oku »

Kaslar İnsan Kas Yapisi Cizgili Duz Kaslar

Kaslar, İnsan Kas Yapısı

Kas Çeşitleri, Kaslar yapılış ve görevlerine göre iki bölüme ayrılırlar:

a) Çizgili kaslar, Çizgili Kaslar Nasıl Çalışır


İplik iplik ayrılabilen 5-12 santim uzun­luğunda, üzerleri kas zarı ile kaplı kas tellerinden oluşmuştur.

Bir araya toplanan kas telleri, demetleri, demetlerde kas grup­larını yaparlar. Kaslar şekillerine göre, yelpaze şeklinde kas­lar, şeritsi kaslar, iğsi kaslar, dairesel ve büzücü kaslar gibi tip­lere ayrılırlar. İğsi kaslarda uç ve kas karnı olmak üzere iki bölüm vardır. Kas uçlarında esnek, parlak ve beyaz, kiriş (tendon) adı verilen bağlar vardır. Kasları kemiklere bağlayan bu kirişlerdir. Kas karnı adı verilen bölüm, kas demetlerinden oluşan bir bölümdür. Kaslar, karın bölümünün kasılıp gevşemesiyle çalışır ve dıştan akzarla örtülmüştür. Kaslar, kiriş sa­yılarına göre de iki başlı, üç başlı ya da daha çok başlı olurlar. Çizgili kaslar merkez sinir sisteminin etkisiyle ve isteğimizle hareket ettiklerinden istemli hareket eden kaslar gurubuna gi­rerler.

Ancak, kalp yapısı çizgili kaslardan oluştuğu halde ha­reketi isteğimiz dışında, yani istemsizdir. Vücudumuzda beş yüzü aşkın çizgili kas vardır, ama genel olarak kol kasları, ba­cak kasları, göğüs kasları, karın kasları, sırt ve ense kasları, baş kasları, boyun kasları olmak üzere 7 bölümde incelenebilir.

b) Yalız (düz) kaslar

Yalız kaslar donuk beyaz renkli ya da hafif kırmızımsı görünümde olan kaslardır. Kas telleri iğ şeklinde düz kas hücrelerinden, kaslar ise, bu tellerin uç uca ve yan yana dizilmesinden oluşmuştur. Yalız kaslar, hareketleri vejetatif sinir sisteminin etkisi altında olduğundan, isteğimiz dışında, yani istemsiz hareket ederler ve iç organların çalışma­sını sağlarlar.
Devamını Oku »

İnsan İskelet Sistemi Yapisi Kemik Cesitleri

İnsan İskelet Sistemi (Kemik Çatı), İnsanlarda İskelet Yapısı

İskelet, eklem ve kaslar hareket sistemini oluştururlar. İske­letin yapısında irili ufaklı 206 kemik bulunur. Uzun, yassı ve kısa olmak üzere üç guruba ayrılan kemiklerde uzunluğuna ve enine olmak üzere iki türlü büyüme vardır. İskeleti oluşturan kemikler beş grupta incelenir:
Baş kemikleri, 8 kafa kemiği ve 14 yüz kemiği olmak üze­re ikiye ayrılır.

Kemik Çeşitleri

Omurga kemikleri, Omurgayı Oluşturan Kemikler


Omur adı verilen 33 kemikten oluşmuş­tur; ancak sağrı bölgesindeki 5 omur birleşerek kuyruk sokumu kemiğini, kuyruk bölgesindeki 4 omur da birleşerek kuyruk kemiğini oluşturduğu için omurganın 26 kemikten oluştu­ğunu söylemek daha doğrudur. Omurganın boyun bölgesinde 7, sırt bölgesinde 12, bel bölgesinde 5, sağrı bölgesinde 1 (5 kemik birleşmiştir) ve kuyruk bölgesinde 1 (4 kemik birleş­miştir) kemiği vardır.

Göğüs kemikleri

Göğüs kafesini oluştururlar ve 12 çifttir. Bunlardan baştan itibaren 7 çifti göğüs kemiğine, 8, 9, 10'uncu kaburga kemikleri 7'nci kaburga kemiğinin kıkırdak bölümü­ne bağlanmıştır. 11 ve 12'nci kaburga kemiklerinin ön uçları boştadır. Tüm kaburga kemikleri sırt omurlarına bağlantılıdır. Göğüs kafesi, akciğerleri ve kalbi korur; diyaframla birlikte hareketi solunuma yardımcı olur.

Kol kemikleri, Kol Kemik

Göğüs kafesinin arkasında yer alan kürek kemiğiyle üst ön tarafta bulunan köprücük kemiklerinden olu­şan omuzlara bağlanmış olan kollarda pazı kemiği, önkol, ke­miği, dirsek kemikleri ve el parmak kemikleri bulunmaktadır.

Bacak kemikleri, Bacak Kemik

Bacaklar iki kalça kemiği ile sağrı kemi­ğinden oluşan ve leğen kemiği adını alan bir kalça kemeri ile vücuda bağlanmıştır. Kalça kemiği aslında çatı kemiği, oturga kemiği, kalça kemiği kanadı (Uyum) adı verilen üç kemiğin birleşmesinden oluşmuştur. Bacaklarda uyluk kemiği, kaval kemiği, baldır kemiği, dizkapağı kemiği, ayak bilek kemikleri, ayak tarak kemikleri ve ayak parmak kemikleri vardır.

Eklemler, Eklem Çeşitleri
Eklemlerin Görevleri; Kemiklerin hareket ettirilmesi, kemikleri birbi­rine bağlayan eklemler aracılığıyla gerçekleşir. Eklemler oyna­maz, yarı oynar ve oynar eklemler olmak üzere üçe ayrılır. Oy­namaz eklemler, kafatasını oluşturan eklemlerdir. Omurga, ya­rı oynar eklemlidir. Kalçalar, omuzlar, kol ve bacak eklemleri­nin tümü oynar eklemler gurubuna girerler.

İskelet Sistemi Hastalıkları

Küçük çocuklarda görülen raşitizim, kazalar sonucu oluşan kırık ve çatlaklar, omurga çarpıklıkları, kemik veremi, kemik kanseri, eklemler­de görülen çıkık, iltihap ve romatizma başlıca bozukluklardır.
Devamını Oku »

Destek ve Hareket Sisteminin Yapisi

estek Hareket Sistemi, Destek ve Hareket Sisteminin Yapısı

Yaşamın temel özelliklerinden biri de yardımsız hareket ede­bilme yeteneğidir. Bu nedenle de «yaşam bir harekettir» sözü yerleşmiş bir deyimdir. Hareket ile madde, enerji değişimi ile de, organizmanın etkilenerek harekete geçirilişi arasında kuv­vetli bir bağ vardır. Etki olmadan hareket, hareket olmadan da madde değişimi (metabolizma) ve enerji oluşamaz.

Hareket Sistemi; kaslar, kirişler (tendonlar), lifler, kıkırdak­lar ve kemiklerden oluşan bir çalışma sistemidir. Sinir sistemi, hareket aygıtını uyartı ve kontrol yoluyla buyruğu altına al­mıştır. Hiçbir kas, herhangi bir sinir tarafından harekete ge­çirilmedikçe istemli ya da istemsiz hareket yapamaz. Buna kar­şın sinir, uyartıları, ya bilinçli isteklerden ya da istemsiz sinir sisteminden alır.
Devamını Oku »