Showing posts with label Evde Hasta ve Yasli Bakimi. Show all posts
Showing posts with label Evde Hasta ve Yasli Bakimi. Show all posts

Monday, January 27, 2014

Hastaya Evde İlac Tedavisi Organlarin Temizligi

Hastaya Evde İlaç Tedavisi, Hastanın Organlarının Temizligi
Gargara ve damlalar hem temizlik hem de tedavi için kulla­nılır. Bu nedenle kullanılacak araç ve gereçler kaynatılarak de­zenfekte edilir. Gargara yapılacak madde genellikle su ile su­landırılır. Damlalar, damla şişesi sıcak bir banyo içine konu­larak inceltilir ve damlatma kolaylığı sağlanır.

Gözün yıkanması: Yatağı ıslatmamak için başın altına bir muşamba örtü serilir. Hastanın başı yana çevrilir ve gözün hi­zasına bir kap konur. Gözkapakları iki parmak yardımıyla ha­fifçe açılır ve yıkama suyu 10 cm. yükseklikten gözpınarına akıtılır. Sonra göz bir pamukla hafifçe silinir.
Gözün bu şekilde yıkanması gözkapağı iltihaplarında uy­gulanır. Göz yıkanırken, yıkama suyu uzaktan ya da doğrudan gözün üstüne akıtılmamalıdır.

Göz banyosunun uygulanması: Göz banyoları için özel ya­pılmış camdan fincan vardır. Baş öne doğru eğilir, banyo fin­canı göz çukuruna yerleştirilir. Banyo yerinden oynatılmadan baş arkaya doğru yatırılır. Gözkapakları açılıp kapatılırken, göz daire çizecek şekilde hareket ettirilir.

Göze ilaç damlatmak: Baş arkaya doğru yatırılır. Alt göz­kapağı parmakla hafifçe çekilir. Hastaya yukarı bakması söy­lenir ve damla gözkapağının iç kesimine damlatılır.

Göze merhem sürmek: İnce bir cam çubuğun ucuyla mer­hem alınır. Alt gözkapağı parmakla hafifçe çekilir ve çubuk gözkapağının iç kesimine yerleştirilir, sonra gözkapağı par­makla hafifçe bastırılarak cam çubuk geriye çekilir. Göz merhemleri bugün sivri uçlu tüplere konmakta ve gö­ze kolayca sürülmesi sağlanmaktadır.

Göze sürülen merhemin dağılmasını sağlamak için iki par­makla kapalı gözkapaklarına hafif hafif masaj yapılmalıdır.

Burnun yıkanması: Eskiden bütün burun zarı iltihapların­da uygulanan bir yöntemdi. Artık bu yöntem kullanılmamak­tadır; çünkü burun yıkanırken basınçlı sıvı alın, yanak boşluk­larına ve kulağa kadar gidebilmekte ve o bölgelerde iltihaplan­malara neden olabilmektedir. Özellikle, nezle ve grip vakaların­da burnun yıkanması oldukça tehlikeli sonuçlar doğurmak­tadır.

Buruna ilaç damlatmak: Nezlelerde, burun kanamalarında ve burun yaralarında çeşitli damlalar kullanılmaktadır. Burun iyice temizlendikten sonra baş arkaya doğru yatırılır, parma­ğın ucu ile burun hafifçe yukarı kaldırılır ve ilaç damla ha­linde iki burun deliğine de damlatılır. Damlaların çoğunluğu sümük bezlerindeki şişlikleri gidereceği için hastanın soluk al­ması kolaylaşır.
Yağlı damlalar mikropların yuvalanmasına, efendrinli dam­lalar da etkileri geçtikten sonra burnun fazla tıkanmasına ne­den olduklarından, doktorlar nezle vakalarında tuzlu suyu ter­cih etmektedirler.

Kulağın yıkanması: İltihabın, kulak kirinin temizlenmesi ve kulağa kaçan yabancı maddenin çıkartılabilmesi için doktor ya da uzman tarafından kullanılan bir yöntemdir. Kulak özel bir şırınga ile yıkanarak temizlenir. Yıkanmadan sonra hasta rahatlar. Yıkama sırasında hiçbir acı duyulmaz. Bilinçsiz ola­rak hiçbir zaman kulak yıkanmamalıdır.

Kulağa ilaç damlatmak: Kulak damlaları dış ve ortakulak iltihaplarında kullanılır. Kulak hastalıklarında merhem ve özel pudra da kullanılır. Hasta, sağlam kulağının üstüne yatar, ku­lak kepçesi hafifçe öne doğru çekilir ve damla damlatılır. Dam­lanın kulak yolundan gitmesini sağlamak için kulakmemesi yukarı doğru çekilir. Sonra bir pamukla kulak yolu tıkanır. İlacın iyice işleyebilmesi için hasta 5-10 dakika süreyle sağlam kulağının üstüne yatmalıdır.Kulağın kuru tedavisinde, kulak dikkatlice yıkandıktan sonra kurulanır ve kulakyolu içine özel toz üflenir.
Devamını Oku »

Hasta Temizligi Hastanin Vucud Bakimi

Hasta Temizliği, Hasta Vücut Bakımı, Hasta Temizleme
Hasta bakımı bir sanat, aynı zamanda bir bilimdir. Hasta ba­kımında pratik bilgiler ve yapılacak işler ancak eğitim yoluyla öğrenilebilir. Eğitimle öğrenilmesi çok güç olan anlayış ve du­yarlık kişinin kendisine özgü yeteneklerdir ve böyle kişiler çok iyi bakıcı olabilirler. Bu yeteneklerden yoksun kişiler de gerek­li çabayı gösterdikleri takdirde başarılı olabilirler. Hastanın rahatını sağlamak ve doktoru hoşnut etmek bir bakıcının ama­cı olmalıdır. Çünkü, iyi bakılmayan hastalarda bakımsızlıktan doğabilecek ikincil hastalıklar ortaya çıkabilir.

Hastanın vücud temizliği, Ameliyat Sonrası hasta bakımı
Hastanın vücut temizliği ve bakımına gereken özen gösterilme­lidir. Temizlik, hastanın sağlığı için olduğu kadar hastayı ra­hatlatmak ve yeniden yaşama bağlamak yönünden de önemli­dir. Ağır hastalar bile temizlendikten sonra kendilerini daha iyi ve rahatlamış hissederler. Her şeyden önce, hastaya bakmakla yükümlü olan kişinin kendi temizliğine özel bir özen göster­mesi gerektiği unutulmamalıdır.

Hastanın temizliği: Sabahleyin yüzünden başlamak üzere sırayla hastanın elleri, kolları, göğsü, koltuk altları, karnı, sır­tı, bacakları ve cinsel organları sabunlu bir bezle ya da sünger­le iyice temizlenmelidir. Hasta hareket edebilecek durumdaysa, el ve ayak tırnakları ile cinsel organlarını kendisi temizleyebilir. Temizlik tamamlandıktan sonra hastanın sırtı alkolle ya da kolonya ile silinip pudralanmalıdır. Hasta yıkanırken, su­yun sıcaklığı hastanın isteğine göre ayarlanmalı, suyun soğu­ması önlenmeli ve vücudun her bölümü ayrı ayrı sabunlanıp durulandıktan sonra hemen kurulanmalıdır. Bu yıkanma şekli sırasında yıkanmayan vücut bölümlerinin örtülü olmasına dik­kat edilmelidir. Akşamları yalnız ellerin, yüzün ve sırtın temiz­lenmesi yeterlidir. Erkek hastalar, eğer hastalıkları çok ağır değilse, tıraş olmalı ya da edilmelidir.

Ağız ve diş temizliği: Özellikle ağız ve dişlerin temizliği hastanın canlanmasını ve ferahlamasını sağlar. Dişler sabah ve akşam, diş fırçası ile iyice temizlenmelidir. Ağız kokularının önlenmesi için ağız günde birkaç kez dezenfektan bir suyla çalkalanmalıdır. Dil üzerinde paslanma varsa, temiz bir tahta spatula ile pas temizlenmelidir. Takma dişler de fırçalandık­tan sonra geceleri temiz bir bardak suyun içinde korunmalıdır.

Dudaklar: Aşırı ateşli hastalıklarda, ateş dudakların ku­rumasına ve çatlamasına neden olur. Her yemekten sonra du­dakların temizlenerek kremlenmesi uygundur. Burun delikle­rinin de aynı şekilde temizlenmesi gereklidir.

Saçların bakımı: Saçların sabah akşam, düzgün olarak ta­ranması gerekir. Ağır hastaların saçları, hasta yan yatırılarak önce bir tarafı, sonra öteki tarafı taranabilir. Saçlar hiç değil­se haftada bir kez yıkanmalı ve uzun süreli hastalıklarda saç kesimi yatakta yapılmalıdır.

Giysiler: Genellikle hastalar yalnız gecelik giymelidir. Ka­dınlar, geceliğin üstüne ince bir lizöz giyebilir. Yatan hasta, du­rumu ne olursa olsun çorap ve külot giymemelidir. Hasta giy­sisi, vücudun hava almasını önleyecek cinsten olmamalı ve has­tayı terletmemelidir. Ağır hastalara sırtı açık ve belden bir ku­şakla bağlanan gecelik giydirmelidir. Hastanın terlemesi ha­linde, hem gecelik hem de yatak çarşafı 24 saat içinde birkaç kez değiştirilmelidir.

Havalandırma: Güneş, ışık ve temiz hava hastayı canlan­dırır ve hastanın yaşam gücünü artırır. Aynı zamanda, bu üç faktör hastalıkların başlıca dostudur. Ancak, hasta odası havalandırılırken, cereyan olmamasına dikkat edilmelidir. En iyi­si, hasta odadan çıkartıldıktan sonra odanın havalandırılmasıdır.
Devamını Oku »

Hasta Bakim Teknigi Hasta Bakiminda

Aile İçindeki Hasta, Hasta Bakım Planı, Hasta Bakımında

Hasta, yardıma gereksinme duyan bir kişidir. Bu nedenle, has­taya bakacak olan aile bireyinin ya da bireylerinin belirli konularda bilgili olması gereklidir. Üstelik, hastayı tedavisine alan doktor da hastasının iyi, gerektiği gibi bakılmasını ve bir dok­tor olarak, isteklerinin eksiksiz ve kusursuz yerine getirilmesi­ni ister. İşte bu nedenlerle, doktorun isteklerinin aile bireyleri tarafından normalin üstünde bir anlayış ve özenle yerine geti­rilmesi gerekir. Hasta, nasıl evini ve ailesini bırakıp bir has­taneye gitmek istemezse, aile bireyleri de hastasını hastaneye yatırmak istemez, çünkü bu, her iki taraf için de gerçekten üzücü olur.

Hastanelerde her hasta için ayrı özel bir bakıcı bulu­namayacağından, kurtulması olanaksız bir hasta en güç dö­nemlerini aile ortamında çok daha kolay geçirir. Ancak, has­tanın, evde bakılması olanak dışıysa, bir hastaneye yatırılması salık verilir.

Ailede hastaya bakacak kişi, Hasta Bakım Tekniği

Hasta bakımı, üzerindeki bilgileri yetersiz bile olsa, aile birey­leri hastanın asıl bakıcıları niteliğindedir. Duygusal yetenek­leri nedeniyle, kadınlar, bir hastanın bakımına erkeklerden çok daha yatkındırlar. Özellikle, bir anne dayanıklılığı, titizliği ve karşısındakine vereceği güven nedeniyle, aile bireyleri ara­sında hastanın bakımını yükümlenecek en uygun kişidir. Ta­bii, aile bireyleri de hasta bakıcılığı niteliğine bürünen anne­ye yardımcı olacaklardır. Bir hasta bakımı için biraz pratik bilgi sahibi olmak ve alınacak gerekli önlemleri bilmek yeter­lidir. Bu bölümde, hastaların durumlarına açıklık kazandıra­cak gerekli ve yeterli bilgiler verilecektir.

Doktor

Hasta, doktordan yardım ve öğüt bekler. Hasta, doktor teda­visi aracılığıyla tekrar eski sağlığına kavuşmak ister. Hasta­nın tekrar eski sağlığına kavuşması, doktorla hasta arasında­ki karşılıklı güven ve iyi ilişkilere bağlıdır. Başarılı bir doktor, iyi bir sosyal eğitim görmüş kişidir. Doktor, yaşamının büyük bir bölümünü hastalarına ayırır, onların acılarını ve duygula­rını paylaşır. Buna karşılık bir doktor, hastasının iyileşmesi için, isteklerinin ve önerilerinin kusursuz yerine getirileceğin­den kuşku duymamalıdır. Doktor, hastasından neler isteyebi­leceğini ve istemek zorunluğunda bulunduğunu çok iyi bilir. Bu yönden, hastaya bakacak kişinin de doktora yardımcı ol­ması gereklidir. Bunun için de doktorla bakıcı arasındaki iliş­kiler iyi ve olumlu olmalıdır. Doktor, hastası üzerindeki genel bilgileri, hastanın bakıcısından öğrenir. Uzun tedavi gerektiren hastalıklarda, hastanın ateşli durumunu gösterecek bir çizelge­nin hazırlanması gerekir. Eğer doktor özel bir muayene ya da pansuman yapacaksa, doktor için gerekli olan hazırlıklar ön­ceden yapılmalıdır. Oda, ışık yönünden zengin olmalı ve temiz­lik yönünden, doktorun ellerini yıkama olanağı sağlanmalıdır.

Hemşire ya da hastabakıcı, Yatalak Hasta bakımı

Hemşire ya da hastabakıcılar, öğrenim yapmış ve bu konular­da sınav vermiş kişilerdir. Doktorlar gibi hemşireler ya da has­tabakıcılar da meslek sırrını saklamak zorundadırlar. Meslek edinilmiş bakıcılık, yüksek ahlak, ruhsal, vücutsal dikkat ve özen gerektirir. Hemşire ya da hastabakıcılar, aile bireylerin­den ayrımlı olarak, kendilerine tamamen yabancı olan hasta­lara ölçüsüz şefkat göstermeli ve hastaları için fedakâr olma­lıdırlar. Bıkmadan, yorulmadan hastalara bakmak, onların is­teklerini, dileklerini yerine getirmek ve onlara her yönden yar­dımcı olmak, onları rahatlatmak yükümlüğündedirler. Hasta­ların güvenini kazanarak onların en güç dönemlerinde sakinle­şip rahatlamalarını sağlayabilmelidirler.
Bakım, önlemlerin zamanında alınması, doktorun istek­lerinin kusursuz ve eksiksiz yerine getirilmesi, hastaların dü­zenli kontrolları hemşire ya da hastabakıcıların görevleri ara­sındadır. Hastaların bu konularda çok daha titiz olabilecekle­rini göz önüne alarak, hemşire ya da hastabakıcıların giyim ve kuşamlarına, temizliklerine önem vermeleri gereklidir. Başla­dıkları işi ara vermeden bitirmeleri, sakin olmaları ve yüksek sesle konuşmamaları aranan niteliklerdendir.
Bakım, hastayı rahatsız etmemelidir. Özellikle, yaşlı has­taların bakımında, onlara acı vermekten kaçınmalı ve onları rahat ettirmek için özel bir çaba harcanmalıdır. Her şeyden önce hastanın morali yüksek tutulmalı ve hastanın verdiği ya­şam çabasında ona yardımcı olunmalıdır.
Hemşire ya da hastabakıcıların çoğunluğu hastane ve res­mi kuruluşlarda görevlidir; ama özel olarak çalışanlar da bu­lunabilmektedir.
Devamını Oku »

Hasta Bakimi Evde Yasli Bakim Bilgileri



Evde Hasta bakım için genel bilgiler, Evde Hasta Bakımı
Hastane kavramının yerleşmesinden ve hastanelerin kurul­masından çok önce hastalar kendi evlerinde tedavi edilirdi. Es­ki dönemlerde hastane, yalnız askeri örgütlere ve kuruluşlara özgüydü. Ancak ortaçağların başlarında hastane kavramı yer­leşti ve hastaneler yaygınlaşıp çoğalmaya başladı.
Moral çöküklüğü içinde bulunan ve terkedilmiş olduğu gi­bi yanlış bir kanıya kapılan hasta, hastanede tedavi edilmek ister, ama her hastalık bir hastane tedavisini gerektirmez. Gü­nümüzde hastanelerin yetersiz oluşu nedeniyle, ameliyat ya da özel bakımı gerektiren ve hastane tedavisini zorunlu kılan va­kalar dışında, bir hastanın bakımı evde yapılabilir.
Eğer evde hastaya bakabilecek bireyler varsa, hastalığın niteliği veya ağırlığı bir hastane tedavisini gerektirmiyorsa, hastanın evde tedavi edilip bakılmaması için ortada hiçbir ne­den yoktur. Hatta, gerekli araç ve gereç sağlanabildiği takdir­de, sağlıklı bir kadın rahatlıkla evinde doğum bile yapabilir. Aynı sözleri, ölüm yatağında olan bir hasta için de söyleyebi­liriz, çünkü ölüm halinde olan bir hasta son soluğunu sevdiği kişilerin arasında vermek ister.
Devamını Oku »